Camp David Anlaşmaları
Mısır ile İsrail arasındaki savaş durumunu bitiren anlaşmadır.
Dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat ve İsrail Başbakanı Menahem Begin tarafından ABD Başkanı Jimmy Carter’ın arabuluculuğunda, 17 Eylül 1978’de Washington’da imzalanmıştır. Bu anlaşmalar, 1967 Altı Gün Savaşı ve 1973 Ekim Savaşı olmak üzere iki önemli çatışmayla ortaya çıkan yeni gerçeklik ardından gerçekleşmiş ve “ülke sınırları” meselesini ele almak için yapılmıştır. İsrail’in 1967 Savaşı’ndan sonra Mısır’a ait olan Sînâ Yarımadası’nı işgal etmesi ve buna karşın Mısır’ın 1973 Savaşı’nda bu toprakları geri almak için yeni bir savaşa girişmesi uluslararası güçleri harekete geçirdi. ABD’nin himayesinde yapılan müzakereler, İsrail işgal rejiminin Sînâ’dan çekilmesi karşılığında, Mısır’ın resmen İsrail’i tanıması ve Filistin meselesindeki tutumunu değiştirmesi pazarlıkları üzerine şekillenmiştir. Camp David Anlaşmaları’nın girişinde “İsrail ile komşuları arasındaki çatışmanın barışçıl bir şekilde çözülmesi için kararlaştırılan bu temel, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 242 sayılı kararına dayanmaktadır.” ifadesi yer alsa da, bu kararda ortaya konan Batı Şeria, Golan Tepeleri ve Gazze’den çekilme sözlerinin hiç biri gerçekleşmemiştir. Sadece Sina yarımadasından çekilme gerçekleşmiştir. Gazze de dâhil olmak üzere uluslararası su yollarında navigasyon özgürlüğünün sağlanması ve Filistinli mülteci sorununun adil bir çözümünün sağlanması gibi hükümlerin çoğu anlaşmaların imzacıları ABD, İsrail ve Mısır tarafından yerine getirilmemiştir. Filistinlilerin katılımı olmadan Filistin meselesiyle ilgili çizilen çerçeve, Filistinliler ve diğer Arap devletleri tarafından reddedilmiştir. Anlaşma her ne kadar Mısır’la İsrail’i birbirine yakınlaştırsa da, başta Filistinliler olmak üzere tüm Arap dünyasında tepkiyle karşılanmış ve Mısır’ın Arap Birliği üyeliği askıya alınarak, bu ülke ile ilişkiler en alt seviyeye düşürülmüştür. Anlaşmaya yönelik tepkiler Mısır içinde yeni bir kaos dönemini tetiklerken, 1981 yılında Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat’ın suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Sedat yerine gelen Hüsnü Mübarek yönetimi, anlaşmadan çekilmediği gibi, ilan edilen sıkıyönetim nedeniyle ülke içinde binlerce kişi hapse atılmıştır.

