
Her rakamın ardında
bir hayat var.
Mültecilikten gözaltılara, yıkılan evlerden engellenen eğitime — Filistin'i gerçeğini, uluslararası kaynaklara dayanan rakamlarla.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısında konut birimlerinin %92'si, tüm yapıların ise yaklaşık %70-81'i yıkıldı veya hasar gördü. 227.000'den fazla konut tahrip oldu; nüfusun %90'ı yerinden edildi. Enkazın temizlenmesinin yıllar alacağı tahmin ediliyor.

İsrail askerî mahkeme sistemi her yıl 500 ila 700 Filistinli çocuğu gözaltına alıp yargılıyor. En yaygın suçlama taş atmak. 2024 sonu itibarıyla yüzlerce çocuk hâlâ tutuklu bulunuyordu.

1948 Nekbe'sinde evlerinden sürülen yaklaşık 750.000 Filistinlinin torunlarıyla birlikte, BMMYK (UNRWA) kayıtlarında 5,9 milyondan fazla Filistinli mülteci olarak yer alıyor. Dünya genelinde yerinden edilmiş Filistinli sayısının 9 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor.

1947-1949 yılları arasında, İsrail'in kuruluşu sırasında Filistinli nüfusun yaklaşık dörtte üçü — 750.000 ila 1 milyon kişi — evlerinden ve topraklarından sürüldü. Bu, tüm Filistinlilerin yaklaşık %75'ine denk geliyordu.

BM yardım kuruluşları, Gazze'deki kıtlık ve insani felaketi hafifletmek için günde en az 500-600 kamyon insani yardım ve ticari mal gerektiğini belirtiyor. Çoğu dönemde bu sayının çok altında giriş yapılabildi; 2 milyondan fazla insan tamamen gıda yardımına bağımlı hale geldi.

Gazze'deki okul binalarının yaklaşık %88'i hasar gördü veya yıkıldı; Gazze'deki her üniversite tahrip edildi. 600.000'den fazla çocuk eğitimden mahrum kaldı. BM uzmanları bu duruma 'eğitim kıyımı' (scholasticide) adını verdi.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Aralık 2025 itibarıyla Batı Şeria'da 3,4 milyon Filistinlinin hareketini kısıtlayan 925 engel belgeledi: 89 sürekli kontrol noktası, yüzlerce yol kapısı, toprak set ve bariyer. Bu, 20 yıllık ortalamanın %43 üzerinde.

Uluslararası insan hakları örgütleri, gözaltındaki Filistinlilere yönelik yaygın işkence, kötü muamele ve iletişimi engellenmiş (incommunicado) tutma uygulamalarını belgeliyor. Özellikle Gazze'den alınan tutuklulara yönelik ihlaller raporlandı.

İsrail, suçlama veya yargılama olmaksızın Filistinlileri süresiz olarak gözaltında tutuyor. Ekim 2023 sonrası bu sayı keskin biçimde arttı; idari gözaltı sayısı 1.300'den 3.000'in üzerine çıktı. Toplam Filistinli tutuklu sayısı 9.600'ü aştı.

Mescid-i Aksa, İsrail güçlerinin tekrarlayan baskınlarına ve ibadet kısıtlamalarına maruz kalıyor. Özellikle Ramazan ve kutsal günlerde Filistinlilerin yaş sınırına göre mescide girişi engelleniyor; avluya yapılan baskınlar gerginliği tırmandırıyor.

İsrail'in 2003'te çıkardığı ve sürekli uzatılan Yurttaşlık ve Giriş Yasası, Filistinli eşlerin aile birleşimini engelleyerek binlerce karma aileyi ayrı düşürüyor. Yasa, Yeşil Hat'ın iki yanındaki Filistinli ailelerin birlikte yaşamasını fiilen imkânsız kılıyor.
Rakamlar UNRWA, BM/OCHA, B'Tselem, Addameer, DCI-Palestine, WFP ve Amnesty International gibi kurumların yayınlarına dayanmaktadır. Çatışma dönemlerinde veriler hızla değişebilir.
Görseller arşivin atmosferini yansıtan temsilî sanat çalışmalarıdır.
