Ebu Ubeyde

Biyografi

Ebu Ubeyde

“Hamas’ın sözcüsü olarak tanınan Ebu Ubeyde’nin ne gerçek adı ne de fiziksel görünümü kesin olarak bilinmektedir.”

Hayatı

Hamas’ın sözcüsü olarak tanınan Ebu Ubeyde’nin ne gerçek adı ne de fiziksel görünümü kesin olarak bilinmektedir. Kamuoyu önüne her zaman yüzünü tamamen örten bir kefiye ile çıkmakta; Kassam liderleri, yüzünü sadece bir veya iki kişinin gördüğünü belirtmektedir. Lakabını, Halife Hz. Ömer döneminde Kudüs’ü ele geçiren Ebu Ubeyde bin Cerrah’tan almıştır. İsrail iddialarına göre ise gerçek adı “Huzeyfe Samir Abdullah el-Kahlut”tur ve Gazze’de bilinen “El-Kahlut” ailesine mensup olduğu düşünülmektedir. Ebu Ubeyde’nin ailesi, 1948’deki Nekbe sürecinde bugün Aşkelon yakınlarında bulunan Ni’ilya köyünden zorla göç ettirilmiş ve Gazze Şeridi’ne yerleşmiştir. Bazı görüşlere göre de Ebu Ubeyde, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye’de yaşamıştır. Gazze İslam Üniversitesi, İlahiyat Fakültesinde okuduğu ve üç semavi dinin kutsal topraklara (Filistin/Kudüs bölgesine) bakışını teolojik ve tarihsel açıdan karşılaştırmalı olarak incelediği bir çalışma yaptığı bilinmektedir. Ebu Ubeyde’nin özel hayatı ile ilgili bilgiler uzun yıllar saklanmış olsa da, 30 Ağustos 2025’te gerçekleşen ve kendisinin de içinde bulunduğu sanılan bir binaya yapılan saldırı sonrası, ailesiyle ilgili bazı bilgiler ortaya çıkmıştır. Ebu Ubeyde’nin yaşadığı düşünülen bu ev; 2008, 2012, 2014 yıllarında ve Gazze’deki mevcut savaşta defalarca bombalanmıştır. Eşi ve çocuklarının yanı sıra binada bulunan tüm kişilerin hayatını kaybettiğine yönelik iddialar Hamas tarafından henüz doğrulanmamıştır. Ebu Ubeyde, İsrail’in suikast listesinde en çok aranan isimlerden biri olmasına rağmen, sesi ilk kez 2006 yılında Kassam Tugaylarının İsrail askeri Gilat Şalit’i yakaladığı haberini duyurmasının ardından hem Filistinliler hem de İsrailliler tarafından tanınır hale gelmiştir. O tarihten bu yana Tugayların resmi ve ana sözcüsüdür. 2014 yılında İbrani medyası, Şin Bet’in talimatıyla ona ait olduğunu iddia ettiği bir fotoğrafı yayımlasa da Hamas bu iddiaları yalanlamıştır. Ebu Ubeyde, sadece sözcü değil, aynı zamanda Hamas’ın İsrail’e karşı yürüttüğü psikolojik savaşın can damarını temsil etmektedir ve bu savaşın öncüsü kabul edilir. Onun açıklamaları Filistin ve İsrail çevrelerinde büyük etki yaratmakta, medyada önemli bir yer tutmaktadır. İsrailli savaş muhabiri Cohen’in de belirttiği gibi, İsrail kamuoyu, onun açıklamalarına İsrail ordusunun basın servisinden bile daha fazla güvenmektedir. 7 Ekim 2023 olayları sonrasında ise Ebu Ubeyde, iki yönlü bir strateji izlemiştir. Bir yandan İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sahadaki operasyonel faaliyetlerini, imha edilen zırhlıları ve girilen çatışmaları detaylandırarak düzenli askeri bilgi akışı sağlarken; diğer yandan bu mücadeleyi “ümmetin onur savaşı” olarak tanımlayarak söylemini küresel bir düzleme taşımıştır. Basın açıklamalarında sıkça İslam dünyasına ve Arap halklarına seslenerek, onları hükümetlerinin eylemsizliğine karşı çıkmaya çağırmış; Gazze’deki savaşı Mescid-i Aksa ekseninde dini bir vecibe olarak çerçevelemiştir. Bu faaliyetler, sadece cepheden haber vermek değil, aynı zamanda direnişe küresel düzeyde destek ve meşruiyet kazandırmayı amaçlamaktadır.